thorodinbro:

make me choose;

clintonfknbarton asked: Bucky Barnes or Tony Stark?

Taş ? O.o

kurtcobainseverim:

yalnız kaldığı zaman oturup kendiyle konuşurmuş insan, eski hayatını dizlerine serer; neler kaybettiğini, neler kazandığını, nerede yanlış yapıp nasıl toparlandığını, ne kadar kırıldığını ve ne kadar gülümsediğini hesaplarmış. Geçirdiğim bilmem kaç yılın yarısında yalnız bırakıldığımda anladım.
Eksikliklerinin, kırgınlıklarının, yitirdiklerinin, elinde tuttuklarının, incittiklerinin karşısına oturur, bazılarına duymayacakları anlarda içindekileri anlatırmışsın, bazılarına dinlemeyeceklerini bile bile özürler sıralarmışsın. Kırıldığını ama aynı zamanda kırdığını bilir,kendine kızarmış, kendine üzülürmüş, kendi kendine anlatırmışsın. Anlatacak kimseyi bulamadığımda anladım. 

Birilerini bulurmuşsun bazen, muhtaçsın ya durmadan dinlenmeden anlatırmışsın. Henüz yarısına bile gelmemişken susuverirmişsin. Anlatmaya çabaladığım her an anlaşılmadığım zaman anladım.

Anladım ama akıllandım mı bilinmez. Zaman geçti, belki düzelmek yıllarımı, bazısı da birkaç ayımı aldı. Hayat karşıma eski kırgınlıklarımı çıkardı, ben en başından tekrar güvendim. Yeni insanlar tanıttı, ben kalbimi temizleyip en başından yeniden sevdim. Birileri geldi konuştu, gitmem dedi, inandım. Seçenekler koydu hayat önüme, kalbimi kıranın yanında mı olacaktım, beni bırakmayacak olanı mı hayatıma alacaktım? Kendi kararlarımla mı yürüyecektim yoksa insanların karışmalarına izin mi verecektim? Bak kırdı bu insan beni, tekrar güvenecek miydim? 

İnsanların kalbinde iyi bir şeyler olduğu düşüncesini severdim. Gerçek aşkın bir yerlerde, senin için de beklediğine inanırdım. İnsanlar gerçekten sevebilirdi ve gerçekten yanında kalabilirlerdi. Elinden tutup hiç bırakmayabilirdi. Gerçekten seni dinleyebilir ve anlayabilirlerdi. 
Umut vardı, olmalıydı ve ben inandığım sürece de olacaktı.
Yaşadığım sürece kırılacak ve yeniden kırıklarımı toplayacaktım.
Aşka yeniden inanacak ve yeniden sevebilecektim.
Güvenecektim.
ve bir gün, belki yakın belki de çok uzakta olan bir gün; pişman olmayacaktım.
Güvendiğime, sevdiğime ve tüm duygularımı harcadığıma pişman olmayacaktım. Keşke değil, iyiki diyebilecektim.
Bir gün tüm umutlarımın karşılığını alacaktım.
İnanıyordum ve inanmaya devam edecektim.

@

kurtcobainseverim:

..bir öğleden sonra, bu sefer gecenin bilmem kaçıncı saati bile değil, güneş henüz batmadan; oturduk bir masanın başına, kim olduğumuzu, kimle olduğumuzu umursamadan anlattık, dinledik diyelim. Bir nevi günah çıkarma, efkar dağıtma saati. Bu sefer masumane kahvelerimiz vardı masada, isteyene de birkaç sigara ama elime bile almadım, içmeyeceğimi söylemiştim ya.Birkaç sustuk, sonra dökülüverdi ağzımızdan."Ya çocuklar be.." dedim. “Gerçekten yok mu hakkımız mutluluğa? Hayal kurmaya? Hadi geçtim hayal kurmayı da, aklımızdan geçirmeye bile hakkımız yok mu? Hep mi yanlış anlarız biz insanları, onların duygularını? Sever zannederiz de sevmezler mi? Değerli olduğumuzu varsayıp hep mi boğuluruz o varsayımların içinde? sizi bilmem ama ben gerçekten yoruldum. İşin kötü yanı, konuşamıyorum da.. Neden diye soramıyorum, içimdekileri kendimle bile konuşamıyorum. Yanlış anlamayın, asla acı değil bu. Huzurluyum aksine, fakat bu karışıklık, karmakarışıklık. Demek istiyorum ki ‘bak ben burdayım, kafanı çevirsen gözlerim değecek yüzüne, elini oynatsan koluma çarpacaksın, konuşsan susmayacağım belki. Bak buradayım, tam yanındayım’ demek istiyorum. ‘Bir şeyler söyle, anlayabileceğim, umut bağlayabileceğim, bağlanabileceğim bir şeyler söyle. Gözler sadece yardımcı olur, bakışlar sadece tamamlar bir şeyleri ama kendini anlatmaya yetmez bunlar’ demek istiyorum. Oturtup karşıma; ‘bak bunlar benim gözyaşlarım, bunlar kırılan parçalarım, bu da geçmişim. Biraz puslu, soğuk ama yer yer aydınlık geçmişim. Bunlar yara izlerim, ve bunlarda geldiğinden beri ilk defa gülen gözlerim. Fark etmiyorsun ama ifadesiz durmaktan dudak kenarlarımdan silinen çizgilerim artık yine belirgin. Parmaklarım daha güçlü çünkü tutunabiliyorum. Ben daha güçlüyüm çünkü buradasın.’ demek istiyorum. Demiyorum ama. Çünkü konuşsam da farkedilmiyorum. Ya görmezden geliyorlar beni ya da ben çok aceleci davranıyorum. Bunca derdin içine alel acele daldığım için yaşamadım mı zaten onca şeyi. Ama sorun değil biliyor musunuz? Ben yine susarım, yine yanlış anlarım. Çaktırmadan yine kırılırım ama yine toparlarım. yani umarım, umuyorum ki toparlarım. Ama diyorum ki eğer beni dinleyen birileri varsa, haberi olsun; bir yanlış anlamaya daha yer yok kalbimde, beynimde. Bu sefer sahipleniyorum, direniyorum. Bu sefer elimden hiçbir şey gitmeyecek biliyorum ve devam ediyorum. Savaşın lan, siz de savaşın. Başka türlü ne biz akıllanırız ne de bizi delirtenler.”Kahveler de soğuyor ve kimse dinlerken tek bir yudum dahi almıyor, görüyorum. Cevap yok, hareket yok, ifade yok. Susuyorlar, dinliyorlar. İhtiyacım olduğu gibi sadece dinliyorlar. Dinleme sırası değişiyor ve herkes biraz gözyaşı döküyor. Yenilediğim kahveler soğuyor, ama yenilediğimiz hislerimiz hala sıcak, hala canlı.

Oha lan *-* Bi dk güzel blog buldum okurun *-*

kurtcobainseverim:

..bir öğleden sonra,
bu sefer gecenin bilmem kaçıncı saati bile değil, güneş henüz batmadan; oturduk bir masanın başına, kim olduğumuzu, kimle olduğumuzu umursamadan anlattık, dinledik diyelim.
Bir nevi günah çıkarma, efkar dağıtma saati. Bu sefer masumane kahvelerimiz vardı masada, isteyene de birkaç sigara ama elime bile almadım, içmeyeceğimi söylemiştim ya.
Birkaç sustuk, sonra dökülüverdi ağzımızdan.

"Ya çocuklar be.."
dedim. “Gerçekten yok mu hakkımız mutluluğa? Hayal kurmaya? Hadi geçtim hayal kurmayı da, aklımızdan geçirmeye bile hakkımız yok mu? Hep mi yanlış anlarız biz insanları, onların duygularını? Sever zannederiz de sevmezler mi? Değerli olduğumuzu varsayıp hep mi boğuluruz o varsayımların içinde? sizi bilmem ama ben gerçekten yoruldum. İşin kötü yanı, konuşamıyorum da.. Neden diye soramıyorum, içimdekileri kendimle bile konuşamıyorum. Yanlış anlamayın, asla acı değil bu. Huzurluyum aksine, fakat bu karışıklık, karmakarışıklık.
Demek istiyorum ki ‘bak ben burdayım, kafanı çevirsen gözlerim değecek yüzüne, elini oynatsan koluma çarpacaksın, konuşsan susmayacağım belki. Bak buradayım, tam yanındayım’ demek istiyorum. ‘Bir şeyler söyle, anlayabileceğim, umut bağlayabileceğim, bağlanabileceğim bir şeyler söyle. Gözler sadece yardımcı olur, bakışlar sadece tamamlar bir şeyleri ama kendini anlatmaya yetmez bunlar’ demek istiyorum.
Oturtup karşıma; ‘bak bunlar benim gözyaşlarım, bunlar kırılan parçalarım, bu da geçmişim. Biraz puslu, soğuk ama yer yer aydınlık geçmişim. Bunlar yara izlerim, ve bunlarda geldiğinden beri ilk defa gülen gözlerim. Fark etmiyorsun ama ifadesiz durmaktan dudak kenarlarımdan silinen çizgilerim artık yine belirgin. Parmaklarım daha güçlü çünkü tutunabiliyorum. Ben daha güçlüyüm çünkü buradasın.’ demek istiyorum. 
Demiyorum ama. Çünkü konuşsam da farkedilmiyorum. Ya görmezden geliyorlar beni ya da ben çok aceleci davranıyorum. Bunca derdin içine alel acele daldığım için yaşamadım mı zaten onca şeyi. Ama sorun değil biliyor musunuz? Ben yine susarım, yine yanlış anlarım. Çaktırmadan yine kırılırım ama yine toparlarım. yani umarım, umuyorum ki toparlarım. Ama diyorum ki eğer beni dinleyen birileri varsa, haberi olsun; bir yanlış anlamaya daha yer yok kalbimde, beynimde. Bu sefer sahipleniyorum, direniyorum. Bu sefer elimden hiçbir şey gitmeyecek biliyorum ve devam ediyorum. Savaşın lan, siz de savaşın. Başka türlü ne biz akıllanırız ne de bizi delirtenler.”

Kahveler de soğuyor ve kimse dinlerken tek bir yudum dahi almıyor, görüyorum. Cevap yok, hareket yok, ifade yok. Susuyorlar, dinliyorlar. İhtiyacım olduğu gibi sadece dinliyorlar. Dinleme sırası değişiyor ve herkes biraz gözyaşı döküyor.
Yenilediğim kahveler soğuyor, ama yenilediğimiz hislerimiz hala sıcak, hala canlı.

Oha lan *-* Bi dk güzel blog buldum okurun *-*

kurtcobainseverim:

Aceleye gerek yok, nasılsa olacak yanında. Ellerine dokunman yeterli hatta sadece bak ona.

#Anlamlı#Aceleye#Gerek#Yok #Nasılsa #Değecek

kurtcobainseverim:

Aceleye gerek yok, nasılsa olacak yanında. Ellerine dokunman yeterli hatta sadece bak ona.

#Anlamlı
#Aceleye
#Gerek
#Yok
#Nasılsa
#Değecek

Aslında demek istediği
"Beni kırıyorsun..Üzüyorsun ve sana hala deli gibi aşığım ama sen ot kafalı bunu göremeyecek kadae kütsün.."

#I #Hate #You #Senden #Nefret #Ediyorum

adorya:

Erkek: Bugün onu gördüm.
Kız: Bugün onu gördüm.
Erkek: Sonsuza kadar sürecek gibi görünüyordu.
Kız: Hala umrunda mı acaba?
Erkek: Daha öncekine göre daha görünüyor.
Kız: Ona bakmadan duramadım.
Erkek: Ona nasıl gittiğini sordum.
Kız: Ona onun yeni kız arkadaşını sordum.
Erkek: Hiç bir kızı istemediğimden daha çok onunla olmak istediğimi söyledim.
Kız: Muhtemelen şu an gerçekten mutlu.
Erkek: Ben bile ağlamamak için ona bakamadım.
Kız: Bana bakmadı bile.
Erkek: Ona onu özlediğimi söyledim.
Kız: Bunu demek istemedi.
Erkek: Ciddiydim.
Kız: O anlama gelmiyordu.
Erkek: Ona aşığım.
Kız: O yeni sevgilisini seviyor.
Erkek: Ona son kez sarıldım.
Kız: Bana arkadaşça bir kucak verdi.
Erkek: Sonra eve gittim ve ağladım.
Kız: Sonra eve gittim ve ağladım.
Erkek: Onu kaybettim.
Kız: Onu seviyorum.


Karşılıklı ne güzelde anlaşıyoruz düşüncelerde.

#Kız #Erkek #Düşünceler .

adorya:

Erkek: Bugün onu gördüm.

Kız: Bugün onu gördüm.

Erkek: Sonsuza kadar sürecek gibi görünüyordu.

Kız: Hala umrunda mı acaba?

Erkek: Daha öncekine göre daha görünüyor.

Kız: Ona bakmadan duramadım.

Erkek: Ona nasıl gittiğini sordum.

Kız: Ona onun yeni kız arkadaşını sordum.

Erkek: Hiç bir kızı istemediğimden daha çok onunla olmak istediğimi söyledim.

Kız: Muhtemelen şu an gerçekten mutlu.

Erkek: Ben bile ağlamamak için ona bakamadım.

Kız: Bana bakmadı bile.

Erkek: Ona onu özlediğimi söyledim.

Kız: Bunu demek istemedi.

Erkek: Ciddiydim.

Kız: O anlama gelmiyordu.

Erkek: Ona aşığım.

Kız: O yeni sevgilisini seviyor.

Erkek: Ona son kez sarıldım.

Kız: Bana arkadaşça bir kucak verdi.

Erkek: Sonra eve gittim ve ağladım.

Kız: Sonra eve gittim ve ağladım.

Erkek: Onu kaybettim.

Kız: Onu seviyorum.

Karşılıklı ne güzelde anlaşıyoruz düşüncelerde. #Kız #Erkek #Düşünceler .

Aha ben *-* Yağmur bi bana yağıyor  bu aralar zaten..

Aha ben *-* Yağmur bi bana yağıyor bu aralar zaten..


En iyi paylaşımlar için Secilmispostlar.com takip et.


Bazen sade kahvene biri gelip süt döker. Artık tadı ve şekli değişmiştir ama hemen ittirme.. dene.. Belki tadı daha güzeldir..

En iyi paylaşımlar için Secilmispostlar.com takip et.

Bazen sade kahvene biri gelip süt döker. Artık tadı ve şekli değişmiştir ama hemen ittirme.. dene.. Belki tadı daha güzeldir..